Menü Kapat

Veri Tabanlarının Hukuken Korunması

Veri Tabanı

I. Veri Tabanı Kavramı 

Veri tabanı kavramı genel olarak, sistematik ve metodik bir şekilde düzenlenmiş elektronik, mekanik veya herhangi bir vasıta ile erişilebilen içerisinde bağımsız eserleri, verileri veya diğer materyalleri barındıran derlemelerdir. Bağımsızlık, veri tabanı içerisinde bulunan eserlerin, verilerin ve materyallerin tek başlarına, veri tabanından bağımsız olarak, erişilebilir ve anlamlı olmasını ifade eder.

II. Veri Tabanlarının Sınıflandırılması

Hukuki olarak değerlendirildiğinde veri tabanları özgün veri tabanları ve özgün olmayan veri olarak ikiye ayrılırlar.

A. Özgün Veri Tabanları

Fikri mülkiyet kapsamında korunan bir eserden bahsedebilmek için öncelikle ortaya konulan eserin, eser sahibinin hususiyetini taşıması gereklidir. Başka bir ifadeyle eserin bir yaratıcılık unsuru içermesi gerekir. Eğer bir eser sahibinin hususiyetini taşıyor ve diğer koşulları da yerine getiriyorsa fikri mülkiyet hukukun sağladığı tüm korumadan yararlanır. Bu kapsamda bir veri tabanının eser sahibinin hususiyetini taşıyıp taşımaması koruma türünün belirlenmesinde önem arz eder. Bir veri tabanı içerisindekilerin eser olup olmadığına bakılmaksızın, içeriğinin seçilişinde ve düzenlenişinde sahibinin hususiyetini taşıyorsa bu veri tabanının özgün olduğundan bahsedilir ve eser olarak korunur.

B. Özgün Olmayan Veri Tabanları

Bu tür veri tabanları, meydana getirilişi ve sunuluşunda eser sahibinin herhangi bir yaratıcılık unsurunu taşımaz. Başka bir ifade ile hususiyetini taşımazlar. Bu sebeple fikri mülkiyet hukukunun sağladığı eser korumasından yararlanamazlar. Ancak veri tabanlarının oluşturulması zahmetli bir iştir. İçerisinde binlerce sayfalık bilgi bulunan veri tabanlarının oluşturulması için büyük miktarlarda emek ve para harcanmış olabilir. Harcanan emek ve paranın karşılıksız kalmaması için oluşturulan veri tabanı, sahibinin hususiyetini taşımasa dahi günümüzde bir çok hukuk özgün olmayan veri tabanları için sisteminde kendine özgü sui generis bir koruma öngörülmüştür. Türk Hukukunda da bu korumaya 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun (“FSEK“) 8. ek maddesinde yer verilmiştir.

III. Veri Tabanlarının Türk Hukukunda Korunması

Veri tabanı koruması hukukumuza Avrupa Birliği uyum süreci kapsamında hukukumuza girmiş ve FSEK ile düzenlenmiştir. Özgün veri tabanları, FSEK’in tanımlar başlıklı 1/b(d) maddesinde, ‘Derleme eser: Özgün eser üzerindeki haklar saklı kalmak kaydıyla, ansiklopediler ve antolojiler gibi muhtevası seçme ve düzenlemelerden oluşan ve bir düşünce yaratıcılığı sonucu olan eseri,’’ ve 6/11. maddesinde, ‘’Belli bir maksada göre ve hususi bir plan dahilinde verilerin ve materyallerin seçilip derlenmesi sonucu ortaya çıkan ve bir araç ile okunabilir veya diğer biçimdeki veri tabanları (Ancak, burada sağlanan koruma, veri tabanı içinde bulunan veri ve materyalin korunması için genişletilemez)’’ şeklinde düzenlenirken, özgün olmayan veri tabanlar FSEK ek madde 8 de ‘’ Bir veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya sunumuna nitelik ve nicelik açısından esaslı bir nispet dahilinde yatırım yapan veri tabanı yapımcısı, ayrıca, veri tabanının içeriğinin önemli bir kısmının veya tamamının… (kullanılmasına) izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir.’’ şeklinde düzenlenmiştir.

Önemle belirtmek gerekir ki veri tabanlarına sağlanan hukuki koruma veri tabanının kendisine aittir ve içerisinde bulunan verilere sirayet etmez. Başka bir ifade ile veri tabanı içerisinde bulunan veriler tek başlarına veri tabanı korumasında yararlanamazlar. Bu husus hem FSEK hem de çeşitli uluslararası sözleşmelerde açıkça ifade edilmiştir. Ancak veri tabanını oluşturan veriler ve materyaller hali hazırda FSEK kapsamında eser niteliğine haiz ise bunlar kendi başlarına ayrıca eser olarak da korunur. Bu konu ileride daha detaylı açıklanmakla birlikte bir örnek vermek gerekirse, bir üniversitede bulunan öğrencilerin boy ve kilo oranlarından oluşan bir veri tabanı oluşturulduğunu farz edelim, bu veri tabanı içerisinde ‘’A’’ öğrencisine ait bilgi başka biri tarafından kullanıldığında bu bilgi tek başına veri tabanı korumasından yararlanamayacaktır. Ancak veri tabanının tümü veya önemli bir kısmı veri tabanını oluşturan kimsenin seçimi veya düzenlemesi muhafaza edilerek bir başkası tarafından kullanılırsa burada veri tabanı koruması devreye girecektir.

A. Özgün Veri Tabanlarının Korunması

Özgün veri tabanlarının koruması FSEK madde 1/B(d) ve 6/11’de düzenlenmiştir. Bu iki maddenin birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre bir veri tabanının korunması için, içeriklerinin seçilmesi ve düzenlenmesi itibariyle sahibinin hususiyetini taşıması, içeriğinin eser, veri ve diğer materyallerden oluşması ve çeşitli araç ve yöntemlerle erişilebiliyor olması gerekmektedir. Bu şartlar sağlandığı takdirde özgün veri tabanı FSEK kapsamında eser korumasından yararlanacaktır.

Veri tabanının içeriği, eser, veri veya materyallerden oluşabilir. Eserler sahibinin hususiyetini taşıyan FSEK kapsamında korunan fikri düşünce ürünleridir. Veriler, olgular ve bilgileri ifade ederler. Materyaller ise maddi bir varlığı olan elle tutulabilen cisimleri ifade etmektedir ve bu kapsamda bilgiden ayrılır. Materyaller var olan verilerin somut bir hale bürünmüş halini ifade eder.

İçerikten bahsedilirken içeriğin miktarı da önem taşımaktadır. Her ne kadar içeriğin niceliği hususunda bir sınırlama bulunmasa da öğretide çok az veriden oluşan veri tabanların korumadan yararlanamayacağı ifade edilmektedir. Ancak belirtelim ki değerlendirme olayın niteliğine göre yapılmalıdır örneğin Milli Kütüphanede bulunan tüm kitapların derlendiği bir veri tabanında bir lise kütüphanesinde bulunan kitaplardan çok daha fazla kitap bulunmaktadır. Bu durum, lise kütüphanesindeki kitapların derlenmesi sonucu oluşturulan veri tabanının korunmayacağı anlamına gelmemektedir. İçeriğinin yeterli olup olmaması değerlendirilirken ilgili verilerin (örneğimizde lise kütüphanesinde bulunan kitapların sayısı vb.) büyük kısmını içerip içermemesine göre değerlendirme yapılabilir. Bu durumda veri miktarı az olsa bile oluşturulan veri tabanı, ilgili verilerin büyük çoğunluğunu içeriyorsa veri tabanı korumasından yararlanmalıdır. Veri miktarının çok veya azlığına somut olaya göre hakim karar verecektir.

Ayrıca veri tabanının içeriğinin sahibinin hususiyetini taşıyacak şekilde seçilmesi ve düzenlenmesi gerekmektedir.

Verilerin seçimi, var olan veriler içerisinden amaca uygun olanların veri tabanına dahil edilmesidir. Örneğin bir sigorta şirketi sigortalılar hakkında bir veri tabanı oluşturmaya başladığında bu veri tabanının içinde son beş yılda yapılan kazaların mı yoksa son on yılda yapılan kazaların listesinin mi dahil edileceği, veri tabanına sigortalıların yaşları, çocuk sayılar ve sağlık durumlarının dahil edilmesinin gerekli olup olmadığı sorularının cevabı içeriğin seçimini ifade eder. Bir veri tabanında içeriğin seçimi veri tabanının amacı ile ne kadar bağdaşıyor ve kullanımına ne kadar fazla hizmet ediyorsa hususiyetin o kadar fazla olduğu kabul edilir.

Düzenleme ise seçilen verilerin kullanıcıya hangi şekilde sunulacağını ifade eder. Yukarıda ki örneği dikkate aldığımızda seçilen veriler alfabetik olarak mı sıralanacaktır yoksa kaza sayısına göre mi? Sıralamada poliçe tarihi de göz önüne alınmalı mıdır? Sağlık durumları da sıralamada dikkate alınacak mıdır? Gibi sorularının cevabı düzenlemeyi açıklar. Bir veri tabanının düzenlenmesi veri tabanının amacına ulaşmasına ne kadar etki ediyorsa hususiyetin varlığının da o kadar fazla olduğu anlamına gelir.

Özgün bir veri tabanından bahsetmek için farklı görüşler olmakla birlikte hakim görüş hususiyetin hem seçim de hem de düzenlemede bulunması gerektiğidir. Bir örnekle açıklamak gerekirse, bir sözlüğün içerisinde ki kelimeler özel olarak seçilmiş olabilir misal sadece finans terimleri gibi, ancak sözlükler dünyanın her yerinde alfabetik olarak düzenlenirler, bu kapsamda içeriğin seçiminde hususiyet bulunsa da düzenlenmesinde bulunmadığı için veri tabanı korumasından faydalanamayacaktır.

Veri tabanının içeriğinin erişilebilir olması gerekmektedir. Oluşturulan veri tabanının çeşitli araç ve yöntemlerle insanlar tarafından erişilebilir olması gereklidir. Bu kapsamda veri tabanının basılı veya dijital olması önem taşımaz önemli olan insanların erişebilir ve içeriğin anlaşılabiliyor olmasıdır.

aa. Özgün Veri Tabanı Korumasının Dışında Kalan Kısımlar

Daha öncede belirtiğimiz gibi veri tabanı koruması veri tabanının içeriğine sirayet etmez. Başka bir ifade ile veri tabanını oluşturan veriler ve materyaller FSEK kapsamında derleme ve işleme eser olarak korunmazlar. Korunan veri tabanının oluşturulmasında ki hususiyettir. Özgün veri tabanı korumasının içeriğine sirayet etmeyeceği kanunumuzda da açıkça ifade edilmiştir. Örneğin içerisinde 1920 ila 1980 yıllarında yazılan hikayelerin bulunduğu bir veri tabanı olduğunu düşünelim. Bu hikayelerden bir tanesi bir başkası tarafından kullanıldığı takdirde veri tabanı sahibi herhangi bir dava ve talep hakkına sahip değildir. Ancak kullanılan hikaye aynı zamanda bir eser olarak korunacağı için eser sahibi dava ve talep hakkına sahip olacaktır. Belirtelim ki eğer bir veri tabanı tamamen veya içeriğinin önemli bir kısmının kopyalanıp aynı veya çok benzer düzenleme ve seçilim ile bir başkası tarafından kullanılırsa işte o zaman veri tabanı sahibi dava ve talep hakkına sahip olur.

B. Özgün Olmayan Veri Tabanlarının Korunması

Özgün olmayan veri tabanları FSEK kapsamında birer eser olmadıkları için genel eser korumasından yararlanamazlar ancak bu veri tabanları için sui generis bir koruma öngörülmüştür. FSEK ek madde 8 uyarınca özgün olmayan bir veri tabanının korumadan yararlanabilmesi için veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya sunumuna nitelik ve nicelik açısından esaslı bir nispet dahilinde yatırım yapılması gerekmektedir. Buradaki yatırım sermaye yatırımı olabileceği gibi emekte olabilir. Bu şartların sağlandığı bir veri tabanının sahibi ‘’veri tabanının içeriğinin önemli bir kısmının veya tamamının, herhangi bir araç ile herhangi bir şekilde sürekli veya geçici olarak başka bir ortama aktarılmasına ve herhangi bir yolla dağıtılması, satılması, kiralanması veya topluma iletilmesi izin vermek veya yasaklamak hakkına sahiptir’’

İçeriğin oluşturulması, özgün olmayan bir veri tabanında kullanılmak üzere var olan veri ve materyallerin toplanmasını ifade eder. Bu kapsamda veri tabanını oluşturan veriyi oluşturmak için harcanan para ve emek esaslı bir yatırım olarak görülmeyecektir, fakat var olan verilerin toplanması için harcanan para ve emek miktarına göre esaslı olarak değerlendirilebilecektir.

İçeriğin doğrulanması, toplanan veri ve materyallerin doğru ve güvenilir olduğunu teyit etmeyi ifade eder. İçeriğin doğrulaması için yapılan esaslı yatırım ise veri tabanında bulunan verilerin doğruluklarının teyit edilmesi harcamaları ifade eder.

İçeriğin sunulması, toplanan verilerin veri tabanının yapılış amacını gerçekleştirecek şekilde düzenlenmesidir. Bu kapsamda ki esaslı yatırım içeriğin sistematik ve metodik olarak amacına uygun düzenlenmesi için yapılan yatırımı ifade eder.

bb. İçeriğin tamamının veya önemli bir kısmının kullanılması

Kanun maddesinde geçen bu ifadeleri açıklamakta fayda vardır. İçeriğin tamamı veri tabanında bulunan bütün verileri ifade eder. İçeriğin önemli bir kısmını ise nitelik ve nicelik bakımından değerlendirilmelidir. Nicelik bakımından önemli kısım, veri tabanı içerisinde bulunan verilerin miktarına göre hesaplanır. Örneğin bir veri tabanının içerisinde ki verilerin %40 ve üzerinin bir başkası tarafından kullanılması nicelik bakımından önemli kısım sayılabilir. Nitelik bakımından önemli kısım ise, nicelik olarak bakılmaksızın bir başkası tarafından kullanılan veri için yapılan yatırımın değerine göre hesaplanmasını ifade eder.

Örneğin bir veri tabanının oluşturulması için 100 birim harcanmış ve bu 100 birimin 40 birimi veri tabanının %10’luk kısmının doğrulanması için harcanmıştır. İşte bu %10’luk kısım nitelik bakımından önemli kısım sayılacaktır.

IV. Veri Tabanlarının Koruma Süreleri

A. Özgün Veri Tabanlarının Koruma Süreleri

Özgün veri tabanları FSEK kapsamında işleme ve derleme eser olarak korundukları için eserlere uygulanan hükümler aynen uygulanır. Bu kapsamda FSEK madde 26 ve 27 uyarınca koruma süresi alenileştiği tarihten itibaren eser sahibinin yaşam süresi ve ölümünden sonra 70 yıldır.

B. Özgün Olmayan Veri Tabanlarının Koruma Süresi

Özgün olmayan veri tabanları birer eser sayılmadıkları için eserler uygulanan hükümlerden açıkça belirtilmediği sürece faydalanamazlar. Bu kapsamda FSEK ek madde 8’de bu tür veri tabanları için 15 yıl koruma süresi öngörülmüştür. Bu süre veri tabanının alenileştiği tarihten itibaren başlar. Veri tabanının içeriğinde esaslı bir değişiklik meydana getiren ve yeni bir yatırım gerektiren, nitelik ve nicelik açısından yapılan her türlü ekleme, çıkarma veya değişiklik sonucunda oluşan yeni veri tabanı da hukuken korumadan yararlanacaktır.

V. Sonuç

Hukukumuzda veri tabanları özgün veri tabanlar ve özgün olmayan veri tabanları olarak ikiye ayrılmıştır. Özgün veri tabanları eser olarak korunurken özgün olmayan veri tabanlar kendilerine özgün sui generis korumaya sahiptir. Yukarıda açıklanan şartlar sağlandığı takdirde korumadan yararlanır. Veri tabanının sahibi ihlaller karşısında çeşitli dava ve talep hakkına sahiptir.

Yararlanılan Kaynaklar

Mustafa Ateş , Veri Tabanlarının Korunması, AÜHFD, C. 55/1, 2006

Yavuz Selim Şener , Fikri Mülkiyet Hukukunda Dijital Veri Tabanlarının Korunması, Doktora Tezi, 2013

Suluk, Karasu, Nal, Fikri Mülkiye Hukuku, Ankara, 2017.

23.04.2020