Menü Kapat

Akıllı Sözleşmelere Hukuki Yaklaşım

A. GİRİŞ

Yeni bir kavram olan blockchain teknolojisi, bizlere dijital bir sözleşme ortamı oluşturmak ve kullanmak için fırsat vermektedir. blockchain teknolojisi ortamında sözleşmeler, insan katılımı ve müdahalesi olmadan otomatik olarak kurulur, geliştirilir ve hatta sonuçlandırılabilir. Bu noktada blockchain teknolojisinin ortaya çıkardığı önemli uygulamalardan biri de “akıllı sözleşmeler” kavramıdır. Blockchaini tanımlayacak olursak; “bir iş ağındaki işlemlerin kaydedilmesi ve varlıkların takip edilmesi sürecini kolaylaştıran, paylaşılan ve üzerinde değişiklik yapılamayan bir büyük defterdir[1]”.

Her ne kadar akıllı sözleşmelerin potansiyelinin gelecekte çok yüksek olduğu öngörülse de bu terim hakkındaki hukuki araştırmalar günümüzde oldukça sınırlıdır, buna bağlı olarak üzerinde uzlaşılmış yerleşik ve net bir tanımı henüz bulunmamaktadır. Ancak “smart contracts” yani “akıllı sözleşmeler” terimi ilk kez 1997 yılında bilgisayar bilimcisi ve eski bir hukuk profesörü olan Nick Szabo tarafından, bir sözleşmenin şartlarını yerine getiren, dijital biçimde belirtilen, bilgisayarda işletilen bir işlem protokolü olarak tanımlanmıştır[2]. Buradan yola çıkarak akıllı sözleşmeleri şöyle tanımlayabiliriz; anonim taraflar arasındaki işlemleri ve anlaşmaları güvenilir ve tutarlı bir şekilde yürütebilen, sözleşme koşullarının kendi kendini yürütme veya kendi kendini uygulama yeteneği ile önceden programlanabildiği ve geriye dönük değişimin mümkün olmadığı bilgisayar programlarıdır. 

B. AKILLI SÖZLEŞMELERİ UYGULAMADA AVANTAJLAR VE DEZAVANTAJLAR

  1. Otomasyon ve Tasarruf

Akıllı sözleşmeler kendi kendini yürütme fonksiyonu sayesinde insan müdahalesine gerek duymazlar, bu durum üçüncü şahıslar tarafından manipüle edilme riskini ortadan kaldırır. Ayrıca, akıllı sözleşmeler ile kurulan hukuki ilişkilerde; noterlere, emlak ajanslarına, bilirkişilere ve daha birçok yardımcı veya tamamlayıcıya gerek kalmaması, maliyetten tasarruf etmeyi sağlar.

  1. Yedekleme

Blockchainde depolanan belgeler birden çok kez çoğaltılır; böylelikle, herhangi bir veri kaybı durumunda orijinaller kolaylıkla geri yüklenebilir. Akıllı sözleşmelerin sonradan değiştirilmesinin mümkün olmamasından dolayı, yedekleme ve çoğaltma fonksiyonu, kısa zaman dilimlerini etkileyen uygulamalarda daha verimli olabilir.

  1. Güvenlik

Akıllı sözleşmeler, bilgisayar protokolleri kullanılarak karmaşık kriptografi ile korunduğundan yedeklenen ve çoğaltılan belgelerin güvenliği üst seviyedir. Ancak, bütün işlemler elektronik ortamda yürütüldüğünden; ağ saldırıları, virüs, yazılım hataları, hacklenme riski gibi durumlarda sistemin tamamen ya da kısmen çalışmaması gündeme gelebilir.

  1. Etkililik

Akıllı sözleşmelerle, geleneksel hukuki sözleşmelere kıyasla evrak işlemlerine harcanan zamandan tasarruf edilebilir. Sayısız formun manuel olarak doldurulması sebebiyle oluşan hatalar ve eksiklikler de daha kolay ve daha hızlı ortadan kaldırılabilir.

  1. Üçüncü Taraflar

Akıllı sözleşmeler, üçüncü tarafların katılımını ortadan kaldırmaya çalışsa da bunları tamamen ortadan kaldırmak şimdilik pek olası gözükmemektedir. Üçüncü taraflar, geleneksel hukuki sözleşmelerde üstlendikleri rollerden farklı roller üstlenebilirler. Örneğin, sözleşmeleri hazırlamak için avukatlara gerek kalmayabilir; ancak, program geliştiricilerin akıllı sözleşmelerde kodlar oluşturma şartlarını anlamaları için avukatlara ihtiyacı olacaktır. Ayrıca, blockchain üzerinde oluşturulan akıllı sözleşmeler, tek taraflı olarak ihlal ve fesih edilemez bu ise kendi kendine yetebilme özelliğinden kaynaklanmaktadır.

C. AKILLI SÖZLEŞMELERİN KULLANIM ALANLARI

  1. Sağlık Uygulamaları

Blockchain; hastaların şifrelenmiş sağlık kayıtlarını saklama ve kişisel verilerin korunması noktalarında fayda sağlamaktadır. Bu bakımdan, akıllı sözleşmeler kullanılarak araştırmalar gizli ve güvenli bir şekilde yürütülebilir. Bunlara ek olarak, hastaların tüm hastane makbuzları blockchainde saklanabilir ve hizmet kanıtı olarak sigorta şirketleriyle otomatik olarak paylaşılabilir. 

  1. Tedarik Zinciri

Akıllı sözleşmelerin uygulanması ile birlikte şeffaflık ve güvenliğin yanında tam otomasyona geçiş mümkün olacaktır. Tedarik zinciri uygulamaları, geleneksel yöntemde formların onay almak için birden fazla kanaldan geçtiği kağıt tabanlı sistemler nedeniyle çeşitli aksaklıklar yaşamaktadır. Bu zahmetli süreç dolandırıcılık ve kayıp riskini arttırmaktadır. Blockchain, zincire dahil olan taraflara, erişilebilir ve güvenli bir dijital sürüm sunarak bu tür riskleri ortadan kaldırabilir ve akıllı sözleşmeler de envanter yönetimi ve ödemelerin otomasyonu için kullanılabilir.

  1. Finansal Hizmetler

Akıllı sözleşme blockchain ve ethereum ile ortaya çıktığı için hâlen bankacılık ve finans sektörlerinde kullanım alanı geniştir. Bununla birlikte akıllı sözleşmeler geleneksel finansal hizmetlerin şekil değiştirmesine yardımcı olur. Örneğin; sigorta süreçlerinde ortaya çıkan sorunlarda hata denetimi, yönlendirme ve kullanıcıya transfer ödemeleri blockchain üzerinde kurulan akıllı sözleşmeler ile gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte, akıllı sözleşmelerin entegrasyonu sağlanırsa muhasebe kayıtlarına sızılma ve bu kayıtların geleceğe aykırı değiştirilmesi riski ortadan kaldırılabilir, böylece üst düzey yöneticiler şeffaf ve hızlı karar alma süreçleri inşa edebilirler. Bunların yanı sıra, akıllı sözleşmeler, ticari mutabakat tutarları hesaplandıktan sonra fonların transfer edildiği ticaret takasına da yardımcı olabilirler.

  1. Nesnelerin İnterneti (IoT)

Blockchain tabanlı akıllı ev, akıllı şehir ve akıllı taşımacılık gibi araştırma konularında çalışmalar yapılmaktadır. Bu alanda güvenlik, cihazların senkronize tutulması, yazılımlarının güncellenmesi gibi hususlarda çözümlere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada ise blockchain teknolojisinin avantajlarından olan akıllı sözleşmeler devreye girer ve bu sorunların ortadan kaldırılabileceği fikri ortaya çıkar. Akıllı sözleşmeler ile üreticiler, ürün yazılımı güncellemelerini ağ üzerinden gönderebilir, cihazlar da bu bilgileri blockchain üzerinden kontrol ederek uygulayabilir.

  1. Gayrimenkul

Akıllı sözleşmeler emlak sektöründe de kullanılabilir. Her iki taraf da (alıcı ve satıcı), alıcı, mülk değerini satıcıya ödediğinde anlaşmayı otomatikleştirebilen akıllı bir sözleşme oluşturabilir. Böylelikle üçüncü taraf kurum aracılığına ihtiyaç duymadan alım satım yapılabilir ve yapılan işlemler dijital defterlerde saklanabilir.

D. SONUÇ

Türk Borçlar Kanunu’na göre bir sözleşme, hukuksal bir sonuç doğurmak amacıyla, iki ya da daha çok kişinin ya da kuruluşun, karşılıklı ve birbirine uygun irade bildirmesiyle gerçekleşen hukuki işlem anlamına gelir. Görüldüğü üzere; sözleşmelerle doğrudan bağlantılı olmasa da akıllı sözleşmeler, sözleşmeye dahil olan hesapların üzerinde, önceden anlaşılan işlemleri uygulayacak program komutlarından oluştukları için uygulamada şeffaflık ve pratiklik sağlamakadır. Bu anlamda akıllı sözleşmeler, belirli dijital varlıkların dolaşımında yer alan ilişkileri yönetmeyi ve taraflar arasındaki ekonomik ilişkileri düzenlemeyi amaçlar. Günümüzde ise bunun en iyi ve en yaygın örneği; taraflar arasındaki işlemlerde, blockchain teknolojisini kullanan bitcoin değerlerinin, hukuken geçerlilik taşımasıdır.

Yine böyle bir sözleşmenin hukuki sonuç doğurması, sözleşmenin kurulduğu anda tarafların rızasına bağlıdır. Bu rıza güvene dayalı bir onay olduğundan sözleşmenin otomatik olarak yürütülmesine taraflar artık müdahale edemez. Buradan yola çıkarsak, geleneksel sözleşmelerde karşımıza çıkan karşı tarafa olan güven ilkesi akıllı sözleşmelerde yazılım algoritmalarına güven olarak karşımıza çıkar. Yukarıda da açıklandığı gibi, herhangi bir kimse akıllı sözleşme kodunun içerisinde bir ihlali gerçekleştirmediği sürece, akıllı bir sözleşmenin ihlal edilemeyeceği öngörülmektedir.

Akıllı sözleşmelerin geleneksel sözleşmelerin yerini alabilmesi için; elektronik bir ortamda hazırlanması, yazılım tabanlı bir uygulama olması, kesin bir dile sahip olması, kendiliğinden yürüyen ve kendi kendine yetebilen bir yapıya sahip olması gerekmektedir. Böylece dışarıdan müdahale gerçekleşmediği sürece akıllı sözleşmeler değiştirilemez ve ihlal edilemez özelliklerini korumaya devam ederler.

Sonuç olarak, gelişen dijital dünyada, borçlar hukuku disiplini başta olmak üzere sözleşmeleri esas ve şekil bakımından düzenleyen tüm kanun hükümlerinin büyük değişimlerle karşı karşıya olacağı kaçınılmaz bir gerçektir.

Yararlanılan Kaynaklar

[1] https://www.ibm.com/tr-tr/topics/what-is-blockchain

[2] https://policyreview.info/open-abstracts/smart-contracts

[3] https://journals.uic.edu/ojs/index.php/fm/article/view/548/469

[4] https://knowtechie.com/advantages-and-disadvantages-of-using-smart-contracts-how-to-create-a-smart-contract/

[5] https://www.getrevue.co/profile/Hakan/issues/blok-zinciri-6-akilli-sozlesmeler-78309

[6] https://web.archive.org/web/20190308211634/https://www.cftc.gov/sites/default/files/2018-11/LabCFTC_PrimerSmartContracts112718.pdf

[7] https://bitcoin.org/bitcoin.pdf

[8] https://chicagounbound.uchicago.edu/cgi/viewcontent.cgi?referer=https://www.google.com/&httpsredir=1&article=1238&context=law_and_economics

[9] https://www.ibm.com/topics/smart-contracts